Spor Terimleri Karşısında Türkçemiz Tehlikede !!!

Türk Dili’ni seviniz! Çünkü Türklerin, en az geçmişleri kadar  büyük geleceği olacaktır. – Der eski bir diplomatımız.

Bu yazıyı sizler için 29 Ekim’de yayınlarken hem Cumhuriyet Bayramı’na hem de uzmanlık alanım olan spora yönelik bir konu belirlemeye çalıştım ve üzerinde kafa yorarken ortaya çok ilginç bir konu çıktı; Spor terimleri karşısında Türkçemizi bekleyen tehlikeler.

Spor ve TürkçemizBir ülke için bayrağı, kültürü ne kadar önemliyse, dili de o derece önemlidir ve tarihimizde kurduğumuz medeniyetlerden bu yana kelimelerimiz yüz yıllar içerisinde ortaya çıkmıştır nasıl ki ülkeler fethetmişsek aynı şekilde yeni kelimelerde fethetmiş ve zenginliğimiz içerisine katmışızdır. Bunu aklımızda tutalım.

Yazının başlığını “Spor Terimleri Karşısında Türkçemiz Tehlikede !!!” olarak belirlemiştim ancak bu durum sadece spor için değil aynı şekilde ekonomi, iktisat, ticari v.b terimler için de geçerli.

Bu ülkede yaşayan ve Türkçe konuşan birisi olarak bir futbol maçı izlediğinizi düşünün maç santrada (orta yuvarlak) başlayacak, footballcular passlaşacak, kalelere shoutlar çekilecek, top outa çıkacak ve faul olması halinde hakem free kick kararı verebilecektir ve maç esnasında bir çok kez offside yada corner olacaktır. Bu örneği diğer spor branşları için uyarlamak da mümkün yine de “Türkçe”mizin kurtarıcıları footballda konuya müdahil olarak sağ açık, kaleci gibi güzide terimleri literatüre kazandırmıştır.

Bir Fitness ve Pilates Eğitmeni olarak kendi alanımla ilgili uyarılarda da bulunmam gerekiyor. Öncelikle Fitness’tan başlayalım;

Salona gelen yeni üyelerle sık sık yaşadığımız bir sorundur hareketlerin öğrenilmesi ve tatbik edilmesi. Bu süreçte yazılı bir belge olarak öğrencilerimize bir liste veririz. Mesela kişi cardio ile başlar, ısınır ve kendisine uygun olarak crunch, lying leg raise, lat pull down, chest press, shoulder press, leg extension v.s gibi bir çok hareketi öğrenmek zorunda kalır. Türkçe olarak bu hareketleri isimlendirmeniz halinde de meslekten aforoz edilmeniz mümkün olabilir.

Pilates yapıyorsa posture analizi ardından mat yada reformer egzersizleri önerilebilir, elastic band, bender ball, bosu topu yada pilates topu ile hareketler deneyebilir.

Bir de önümüzdeki aylarda Avrasya Marathonu var ona da katılmayı ihmal etmeyin eğer bu sizi kesmezse arkadaşınızla Squash yada Tennis oynamaya gidin yada daha sakin şeyler yapın mesela Yoga yapın benim en sevdiğim hareket Virabhadrasana yada Sun Salute.

Nihad Sami Banarlı, Türkçenin Sırları kitabında der ki;

Şu noktaya mutlak ışık tutulmalıdır ki Türkiye Türkçesi’nde “değişen şeyler” vardır. Bu değişme binlerce ve on binlerce Türkçeleşmiş kelimenin sesinde ve manasındadır. Dilimizin, yeni bir tarih safhasında ve yeni bir vatan coğrafyasında “dokuz asır” işlenip güzelleşmesindedir; bu işlenme ve güzelleşme tarihinde, kelimelerin yeni sesler ve yeni manalar kazanmasındadır.

Bu sebeple, kelimeleri hor görmek, hakir görmek, hele şu veya bu politik veya ideolojik sebeple dilden atılabilir görmek, onların oluş ve yontuluş tarihini bilmemekten veya umursamamaktan doğan, büyük gaflettir.

Çünkü, “milletlerin olduğu gibi, kelimelerinde tarihi vardır”

Bir milletin ataları, asırlarca o kelimelerle duymuş, onlarla düşünmüş, birbirlerini ve evlatlarını o kelimelerle sevmiş; bu kelimeleri tamamıyla milli bir sanatla işleyip güzelleştirmiş ve kendi milli musikisiyle seslendirmişse… evlatlar, artık o kelimelere düşman kesilemezler!…

Bu halis incileri, bir takım encik boncukla değiştirmek, en azından incideki kıymeti anlamamaktır.

SPOR EĞİTMENLİĞİ YAPANLAR

Evet çok iyi biliyorum. Diğer ülkeler ile rekabet halinde ve spor literatürüne hakim olmamız için bu terimleri orijinal hali ile bilmemiz gerekiyor buna kimsenin itirazı yok.

Üzerinde durduğum nokta ise şu; bizim en kısa zamanda kendi spor terimlerimizi ortaya koymamız kendi içimizde kendi kültürümüzü temsil etmemiz ve uluslararası arenada da kendimize yakışır şekilde yabancı karşılıklarını kullanmamız gerekir. Fazladan kelime bilmek sizi yormaz aksine tembelleşme temayülünde olan beynimizi geliştirir ve güçlendirir.

TÜRKÇEMİZ TEHLİKEDE

Yazışma yaparken nbr, ii, slm gibi kısaltmalar kullanan, günde 150 kelime dağarcığı ile konuşan bireyler gittikçe artıyor, İngilizce isme sahip olmayan alışveriş merkezi yok gibi (Next Level, Trump Towers, Canyon, Metro City, Capacity vb) üstelik buralarda zaman harcamak isterseniz Türkçenizin bozulması da muhtemeldir yani Food Court’ta yemek yemeli, Cinema’da filminizi izlemeli ve Coffee Shop’larda Tea Latte’nizi yudumlamalısınız bu arada boş durmayın App Store’dan yeni uygulamalar indirin. Caddelerde gezinirken kullanılan tabelalardan bahsetmek bile istemiyorum.

Cumhuriyet bayramımızı yeniden kutlar ve Türkçemiz için güzel günlerin gelmesini dilerim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

X