Kendinizi elinizde ağır poşetlerle yolda yürürken hayal edin, o anda zorlandığınızı gören bir kişi yanınıza gelmiş ve size yardım edebileceğini söylemiş olsun. Ne kadar memnun olur ve kendisine teşekkürleri sıralarsınız değil mi?

Günlük yaşantımız içerisinde bir çok kişiye bize yardımlarından dolayı teşekkür eder ve onları en iyi şekilde taltif ederiz. İnsanlık gereğidir bu ve gayet doğaldır.

Peki kilolarca yük yüklememize ve çeşitli eziyetler etmemize rağmen vücudumuzun işlevlerini yerine getiriyor olmasına şükretmemiz gerekmez mi? Bu durumda her organımıza tek tek teşekkür etmek ve işlevlerini yerine getirdikleri için hakkını vermek gerekir.

Çocuğunu, torununu seven bir birey her gün kendisini taşıdığı için hiç ayaklarını eline alıp tabanlarını ovuşturarak teşekkür edebiliyor mu? Şefkatle sevebiliyor mu onları? Ya kilolarca yüke bedel bir sırt çantası gibi omurgamıza binen fazla kilolara rağmen direnen vücudumuz iltifatı hak etmiyor mu? Evet bugün buna değinmek istiyorum çünkü vücudumuz en güzel iltifatları hak ediyor. Birlikte görelim.

Vücuda Binen Yük

Dik durmadığımız her an !!!

Vücudumuzu dik tutan, destekleyen, eğilip bükülmemizi sağlayan omurgamıza yük biner, organlarımıza kadar uzanan sinir ağı sıkışır ve anlamsız gerginlikler oluşur bir nevi amortisör görevi gören omurlarda fıtıklaşma baş gösterir. Vücudumuz bu noktada teşekkürü hak eder ve yanlış duruyor olmamıza rağmen görevini en iyi şekilde yerine getirmeye çalışır.

“S” şeklinde omurgaya sahip olmak !!!

33 omur kemiğinin dizilmesi ile tren vagonlarını andıran omurgamız “S” şeklindedir eğer bu şekilde değilde bir boru gibi dümdüz olsaydı attığımız her adımda beyin travması geçiriyor olabilirdik.

Sırtımıza yüklediğimiz yük !!!

Çanta ağırlığı vücut ağırlığının ortalama yüzde 10 kadar olmalıdır. Özellikle okul çağında çocuklarımızın yüklendiği ağır çantalarla başlar omurga rahatsızlıkları ve vücudumuzun gelişimi bu şekilde olumsuz etkilenmiş olur. Üstelik aldığımız fazla kilolar sebebiyle sanki sırtımızda bir çanta varmış gibi yükle dolaşırız bu doğrultuda kaslarımız da adapte olabilmek için güçlenir ve yükü taşımaya gayret gösterir.

Önümüzdeki ağırlık !!!

Göbeğimiz, elimizdeki tepsi, halı çırpmamız, kova kaldırmamız, hamilelik, kucaktaki çocuk v.s gibi durumlarda yoğunluklu belimiz olmak üzere vücudumuz bu yükleri taşır eğer ona yardımcı olmak isterseniz diğer yazı başlıklarımda değindiğim üzere doğru metotlar ile kaldırın ve vücudunuza daha fazla eziyet etmeyin.

Belimize binen yük !!!

70 kiloluk bir insan ayakta dik durduğunda belindeki bir diske binen ağırlık 150 kg’dır, aynı kişi eğildiğinde ve bir şey almaya kalkıştığında binen yük 450 kg yani yarım tondur bu yük ağır bir nesne kaldırıldığında 1 tona kadar çıkabilmektedir. Belimize ve orada bulunan 5 adet omurumuza tek tek teşekkür etmeyi unutmayalım.

Dizlerimiz !!!

Kendinizi bir an dizleriniz olmadan hayal edin, yürüyemez, çömelip kalkamazdınız. Menisküs bölgesi, kıkırdakları ile çok önemli olan dizlerimiz özellikle aşırı kilolu olan kişilerde zedelenir ve zarar görür yani 80 kilo olan bir kişinin dizlerine binen yük yaptığı işe bağlı olarak 500 kg ila 1 ton arasında değişmektedir.

Kalbimiz

Hepimizin yaklaşık 5 litre kanı vardır. Bunu vücut boyunca dolaştırmak için kalp günde 100 bin kereden fazla atar ve her atışta yaklaşık 7 kilo kanı hareket ettirir, günde yaklaşık 8 ton. Vücuttaki bütün kan her üç dakikada bir kalpten geçer.

Vucudunuza iyi Bakın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

X